Trafik kazası geçirdikten sonra oyunculuğu bıraktı! Arka Sıradakiler’in Yadigar’ı yıllar sonra ortaya çıktı: Yeni işi bakın neymiş!
2000'li yıllara damga vuran gençlik dizileri arasında yer alan Arka Sıradakiler, yayınlandığı dönemde yalnızca hikayesiyle değil, karakterleriyle de geniş bir izleyici kitlesi yakalamıştı. İlk kez 2007 yılında ekran yolculuğuna başlayan yapım, okul hayatını, gençlerin arkadaşlık ilişkilerini, aile bağlarını ve yaşadıkları zorlukları merkezine alarak özellikle genç izleyicinin hafızasında kalıcı bir yer edinmişti. Son olarak 'Arka Sıradakiler' dizisinin sevilen oyuncularından Temmuz Karikutal, uzun yıllar sonra Muğla'nın Bodrum ilçesinde objektiflere yansıdı. Geçirdiği trafik kazasının ardından oyunculuğa veda eden Karikutal, aradan geçen yıllara rağmen vatandaşların kendisini tanımaya devam ettiğini belirterek, gördüğü ilgiden büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Arka Sıradakiler'in Yadigar'ı Temmuz Karikutal, yıllar sonra ortaya çıktı! Son hali görenleri şaşırttı | Video Bodrum'da tatil yapan Temmuz Karikutal, arkadaşlarıyla birlikte Bitez'de kebap yerken görüntülendi. Samimi tavırlarıyla dikkat çeken ünlü isim, kendisini fark ederek fotoğraf çektirmek isteyen hayranlarını geri çevirmedi. 2007-2012 yılları arasında yayınlanan ve beş sezon boyunca ekranlarda fırtına estiren 'Arka Sıradakiler' dizisiyle geniş bir hayran kitlesine ulaşan Karikutal'ın yıllar sonraki değişimi de dikkat çekti. Uzun süredir televizyon ekranlarından uzak olduğunu belirten Temmuz Karikutal, Bodrum'da gördüğü ilginin kendisini duygulandırdığını ifade ederek, 'Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen beni tanıyıp yanıma gelen herkese teşekkür ediyorum. Bu sevgi benim için çok değerli' dedi. Geçirdiği trafik kazasının ardından oyunculuk kariyerini noktalama kararı aldığını anlatan Karikutal, 'Kazadan sonra hayatımda yeni bir sayfa açtım. Oyunculuğun yerine oyuncu menajerliği ve sosyal medya ajanslığı yapmaya başladım. Çevremin büyük bölümü yine oyunculardan oluşuyor. Sektörün içinde kalmaya devam ediyorum ve yaptığım işten gurur duyuyorum' diye konuştu. Karikutal, 2007-2012 yılları arasında yayınlanan dizinin üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen izleyicilerin kendisini unutmadığını belirterek, 'O dönem diziyi izleyen gençler, bugün 25 ila 40 yaş aralığında. Yaş almama ve kilo almama rağmen beni hala tanıyıp hatırlamaları gerçekten çok mutlu ediyor' ifadelerini kullandı. Aynı dizide rol alan Oktay karakteri de yıllar sonra ortaya çıkmıştı! Sert tavırlarıyla dönemin en dikkat çeken isimlerinden biri olan Oktay karakterine oyuncu Bülent Çetinaslan hayat vermişti. Dizinin en çok konuşulan yüzlerinden biri haline gelen Çetinaslan, o dönem geniş bir hayran kitlesine ulaşmış ve özellikle genç izleyicinin yakından takip ettiği isimler arasında yer almıştı. Aradan geçen yıllara rağmen Arka Sıradakiler oyuncularının bugün nasıl bir hayat sürdüğü de zaman zaman yeniden gündeme gelirken bu isimlerden biri olan Bülent Çetinaslan, değişimiyle dikkat çeken oyuncular arasında yer alıyor. Uzun yıllardır göz önünde çok sık görünmeyen Çetinaslan, buna rağmen sosyal medyada aktifliğini sürdürüyor. Özellikle Instagram paylaşımlarıyla takipçilerinin ilgisini çeken oyuncu, bugünkü tarzı ve imajıyla da ilgi görüyor. Çetinaslan 100 bin takipçili sosyal medya hesabında da sevenleriyle iletişim kurmayı ihmal etmiyor. BİR DİĞER GENÇLİK DİZİSİ HAYAT BİLGİSİ'NİN ORTEGA'SI DA DEĞİŞİMİYLE HAYRET ETTİRİYOR... Hayat verdikleri karakterler ile yıldızları parlayan Hayat Bilgisi'nin genç oyuncularını değişimleri hayranlarını şaşırtıyor. Bu isimlerden biri de Hayat Bilgisi'nin Ortega'sı Paşhan Yılmazel. Bir dönemin hafızalara kazınan dizilerinden Hayat Bilgisi'nin Ortega'sı Paşhan Yılmazel uzun bir aradan sonra ortaya çıktı. Yılmazel son hali ile ağızları açık bıraktı. Dizinin yayınlandığı dönem genç kızların sevgilisi haline gelen Paşhan Yılmazel adeta yıllara meydan okuyor. Şimdilerde 43 yaşında olan ünlü isim, hem kariyerini hem de imajını değiştirme yoluna gitti. Yılmazel, kamera önünden arkasına geçiş yapan oyunculardan oldu. Dizideki kilolarını vererek değişen ancak yıllara da meydan okuyan Hayat Bilgisi'nin Ortega'sı bir süredir ekranlardan uzaktı. Başarılı oyuncu tiyatro ve seslendirme ile ilgileniyor. Yılmazel'e 'Yıllarda meydan okuyorsun', 'Hâlâ çok yakışıklısın' yorumları yağdı. Öte yandan geçen aylarda Paşhan Yılmazel Hayat Bilgisi dizisindeBarbie karakterini canlandıran rol arkadaşı İpek Erdem ile bir araya gelmişti. YILLAR İÇİNDEKİ DEĞİŞİMİYLE ŞAŞIRTAN DİĞER İSİM: MİRKELAM! Kokoreç, Unutulmaz, Her Gece gibi şarkıları ile büyük bir hayran kitlesine ulaşan Mirkelam uzun yıllardır müzik camiasından ve ekranlardan uzak bir hayat sürüyor. 59 yaşındaki şarkıcı Mirkelam son hali ile adından söz ettirdi. Ünlü şarkıcının son halini görenler ise tanımakta güçlük çekti. Mirkelam'ın özellikle kırlaşan sakalları ve yıllar içindeki değişimi hayranlarının dikkatinden kaçmadı. 90'LARIN UNUTULMAZ İSMİ PINAR AYLİN DE SON HALİYLE GÜNDEME GELDİ! 1990'ların unutulmaz kadın vokallerinden Pınar Aylin, müzik kariyerine damga vuran 'Deliler Gibi' şarkısıyla hafızalara kazınmıştı. Bir kamyonetin arkasında çektiği kliple sempati toplayan Aylin, güçlü sesi ve zarif duruşuyla dönemin en sevilen sanatçılarından biri olmuştu. Yıllar içerisindeki değişimiyle de adından söz ettiren Pınar Aylin şimdilerde İzmir'de gözlerden uzak bir yaşam sürüyor. Bugün sahne ışıklarının arkasında bir yaşam sürse de, sosyal medyada oldukça aktif olan sanatçı, takipçileriyle bağını koparmıyor. 12 yıldır Çeşme'de yaşayan Pınar Aylin, yaz dönemini zaman zaman Alaçatı ve Kuşadası'nda sahneye çıkarak geçiriyor. Bir dönemi kasıp kavuran Aylin, annesiyle birlikte katıldığı bir davette ortaya çıktı. İŞTE PINAR AYLİN'İN SON HALİ PEKİ HIRSIZ POLİS'İN MAVİ'Sİ ŞİMDİ NE YAPIYOR! Annesi Makedon, babası ise Bulgar göçmeni. Üç kardeşler, iki tane ağabeyi var. Hukuk ve ekonomi okuyan Düvencioğlu kendi emlak şirketini kurdu ve 3,5 yıl emlak işiyle uğraştı. Üniversiteyi ihmal ettiği için emlakçılığı bırakmak zorunda kaldı. Daha sonra modellik yapmaya başladı ve birkaç reklam filminde oynadı. Tarihi yapılara özel bir hayranlığı var. Hayvanları sevdiği için vejetaryen olduğunu söyleyen Özlem Düvencioğlu, sokak köpekleri için bir ev satın aldı. Almanya'dan mavi tura çıkma hayaliyle geldiği İstanbul'da tesadüfen kendini oyunculuk yaparken buldu. Almanya'dan İstanbul'a mavi tur yapma hayaliyle gelen Özlem Düvencioğlu'nun hayatı, burada bambaşka bir yöne evrildi. Tesadüf eseri adım attığı oyunculuk dünyasında kısa sürede dikkat çeken Düvencioğlu, Hırsız Polis dizisindeki unutulmaz 'Mavi' karakteriyle hafızalara kazındı. Yıllardır gözlerden uzak bir yaşam süren ünlü oyuncu, son haliyle yeniden gündeme gelmeyi başardı. Parmaklıklar Ardında dizisindeki performansıyla da adından söz ettiren 45 yaşındaki ünlü oyuncunun son hali görenleri adeta şaşkına çevirdi. Uzun süredir gözlerden uzak bir yaşam süren Düvencioğlu'nun yıllar içindeki değişimi sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Değişimi ve zarafetiyle dikkat çeken ünlü oyuncu, yıllara meydan okuyor. 45 yaşındaki ünlü isim, hayranlarından tam not aldı. ESRA CEYHAN'IN SON HALİ 90'lı yılların televizyon izleyicisinin hafızasında güçlü bir yer edinen Esra Ceyhan, uzun bir aranın ardından sosyal medya paylaşımlarıyla yeniden gündeme geldi. Bir döneme damga vuran 'A'dan Z'ye' programıyla tanınan ve özellikle gündüz kuşağında farklı formatıyla dikkat çeken Ceyhan, ekranlardan uzak bir yaşam sürmesine rağmen takipçilerinin ilgisini kaybetmiş değil. ATV ekranlarında yayınlanan programıyla adından sıkça söz ettiren Esra Ceyhan, aynı zamanda Orhan Gencebay'ın yıllarca konuşulan 'Dil Yarası' klibinde yer almasıyla da popüler kültürde iz bırakmıştı. 56 yaşındaki sunucu, televizyon kariyerine ara verdikten sonra daha çok sosyal medya üzerinden paylaşımlar yapmayı tercih ediyor. Son olarak paylaştığı güncel fotoğrafları ise kısa sürede geniş yankı uyandırdı. Ceyhan'ın doğal görünümü, sosyal medya kullanıcılarının dikkatinden kaçmadı. Paylaşımlarının altına yapılan yorumlarda takipçileri, genç ve dinamik görüntüsünün sırrını merak etti. 'BOTOKS DA YOK DOLGU DA! Özellikle 'botoks' ve 'dolgu' iddiaları gündeme gelirken, Esra Ceyhan bu söylentilere net bir yanıt verdi. Sunucu, herhangi bir estetik müdahale yaptırmadığını belirterek, 'Botoks da dolgu da yok' ifadelerini kullandı ve doğal halini koruduğunu vurguladı. Öte yandan Esra Ceyhan, geçmişte aldığı kilolar nedeniyle maruz kaldığı eleştirilere karşı da sessiz kalmamıştı. Sosyal medyada yapılan kırıcı ve aşağılayıcı yorumlara sert tepki gösteren Ceyhan, kilo üzerinden yapılan yorumların bir tür zorbalık olduğunu dile getirmişti. Ünlü sunucu, bu tür davranışların normalleştirilmesine karşı çıkarak, kalp kırmanın ve kötü sözlerin er ya da geç karşılık bulacağını ifade etmişti. Uzun süredir televizyon projelerinde yer almayan Esra Ceyhan'ın yeniden ekrana dönüp dönmeyeceği ise merak konusu olmaya devam ediyor. Şimdilik sosyal medyada aktif olmayı sürdüren Ceyhan, paylaşımlarıyla hem nostalji yaşatıyor hem de doğallık vurgusuyla takipçilerinden destek görüyor. Yıllar geçse de adından söz ettirmeyi başaran Esra Ceyhan, gündemde kalmaya devam eden isimler arasında yer alıyor. AKASYA DURAĞI'NIN FATO ANEY'İNİ GÖRDÜNÜZ MÜ? Sema Aras, oyunculuk kariyerine genç yaşta adım attı ve kısa sürede kendine özgü bir tarz oluşturdu. Kurtlar Vadisi, Mutlugiller, Sırlar Dünyası, Ateşli Topraklar, Belalı Baldız, Doktorlar, Memur Muzaffer, Son Bahar ve Pis Yedili gibi birçok projede yer alan Aras, özellikle Akasya Durağı ile büyük bir kesimin gönlünde taht kurmuştu. İŞTE SON HALİ! 61 yaşındaki oyuncu, kısa kestirdiği ve pembeye boyattığı saçlarıyla göz kamaştırdı. Aras'ın bu cesur değişimi, hem hayranlarını hem de televizyon izleyicilerini adeta şaşkına çevirdi. Dizideki 'Fato Aney' karakteri, hem sıcaklığı hem de renkli kişiliğiyle izleyiciler tarafından unutulmazlar arasına girdi. Sema Aras'ın son hali ise adeta yıllara meydan okuduğunu gösteriyor. Kısa kestirdiği saçlarını pembeye boyatan oyuncu, stilinde yaptığı bu radikal değişiklikle sosyal medyada geniş yankı buldu. Kütahya'nın Aslanapa ilçesinde 1963 yılında dünyaya gelen Sema Aras, oyunculuk tutkusunu genç yaşta keşfetti ve o günden beri sahnelerde ve ekranlarda adını duyurdu. HAKAN PEKER DE YILLAR İÇİNDE EFSANELEŞEN İSİMLERDEN! İŞTE SON HALİ! Yıllardır değişmeyen yüz hattı ve fit haliyle sık sık botoks yaptırdığı iddia edilen ünlü sanatçı, bu konudaki merakı giderecek açıklamalarda bulundu. Kendisine yöneltilen sorular üzerine sessizliğini bozan Peker, yüzünde herhangi bir işlem olmadığını vurguladı. 40 YAŞINDAYKEN DE SORULUYORDU! Şarkıcı, özellikle 63 yaşında olmasına rağmen kırışıklığının bulunmamasıyla ilgili şu ifadeleri kullandı: 'Hiçbir şey yaptırmıyorum. Bu tamamen genetik bir durum. 40 yaşındayken de aynı sorular soruluyordu, bugün 63 oldum hala soruluyor. Artık bu konuya son noktayı koyalım; bir daha sorulmasın.' 'YÜZÜMÜ HİÇ GERDİRMEDİM' Sosyal medyada yayılan 'estetik harikası' yorumlarını samimiyetle karşılayan Hakan Peker, doğal bir yaşlanma sürecinde olduğunu belirtti. Yüz gerdirme veya medikal estetik müdahalelere ihtiyaç duymadığını söyleyen sanatçı, 'Ben böyleyim, genç gösteriyorum. Herhangi bir operasyona ihtiyacım da yok. Umarım merakları gidermişimdir,' diyerek tartışmaları kapattı. DEĞİŞİMİYLE HERKESİ ŞAŞIRTAN BİR DİĞER İSİM: BERNA CANCİĞER 2003-2006 yılları arasında reyting rekorları kıran Hayat Bilgisi dizisinde, naif tavırları ve güzelliğiyle dikkat çeken Belma Canciğer, o dönem Türk televizyonlarının en sevilen yüzlerinden biri olmuştu. Dizinin ekranlara veda etmesinin ardından hayranlarının markajından çıkmayan ünlü oyuncu, şimdilerde çok farklı bir hayat sürüyor. Sosyal medya paylaşımlarıyla dikkat çeken Canciğer'in güncel fotoğraflarını görenler, 'Zaman onun için durmuş gibi' yorumlarında bulunuyor. Ece Su ve Arda adında iki çocuğu bulunan Canciğer, vaktinin büyük bir kısmını ailesine ayırıyor. Her projesinde farklı bir imajla izleyici karşısına çıksa da, hayranları için o hala Rıdvan Kanat Lisesi'nin zarif Sevda Hoca'sı... İŞTE BELMA CANCİĞER'İN ŞAŞIRTAN DEĞİŞİMİ: Peki, Sevda Hoca şimdilerde nasıl görünüyor? Estetik dokunuşların yanı sıra doğal güzelliğini de korumayı başaran 52 yaşındaki oyuncu, formda görüntüsüyle genç kızlara taş çıkarıyor. İşte nostalji rüzgarı estiren ve 'Nereden nereye' dedirten Belma Canciğer'in merak edilen son fotoğrafları... Türk televizyon tarihinin efsane yapımı Aşk-ı Memnu, finalinin üzerinden tam 16 yıl geçmesine rağmen popülerliğini yitirmiyor. AŞK-I MEMNU'NUN CEMİLE'Sİ DE HERKESİ ŞAŞIRTIYOR! Selçuk Yöntem, Kıvanç Tatlıtuğ ve Nebahat Çehre gibi dev isimleri buluşturan dizi, hala her detayıyla sosyal medyanın gündemine oturmayı başarıyor. Ancak bu kez gündeme gelen isim, Ziyagil Köşkü'nün en 'meraklı' karakteri olan 'Cemile'! Dizide hayat verdiği 'hırçın' ve 'sinir' karakterle hafızalara kazınan Pelin Ermiş, oyunculuk yeteneğiyle o dönem büyük beğeni toplamıştı. Şimdilerde ekranlardan uzak bir yaşam sürse de, Ermiş sosyal medyada ilgi odağı oldu. Ünlü oyuncunun 114 bin takipçili hesabından paylaştığı kareler, hayranlarını şaşkına çevirdi. Yıllar içinde güzelliğine güzellik katan Ermiş, değişimiyle adeta tersine yaşlanıyor. Pelin Ermiş'in paylaşımları kısa sürede binlerce beğeni alırken, takipçileri çok sayıda 'Cemile çok değişmiş', 'Zaman ona yaramış' Adeta bambaşka biri!' yorumları yaptı. DEĞİŞİMİYLE ŞAŞIRTAN 2000'LERİN POP STARINI GÖRDÜNÜZ MÜ? İŞTE MELİH GÖRGÜN'ÜN SON HALİ... Kimileri onu dizi ve filmlerden tanıyor, kimileri ise müzikteki yeteneğini hatırlıyor. Fakat son yıllarda ortaya çıkan bir detay, Görgün'ün hayatını tamamen farklı bir boyuta taşıyor: O, aynı zamanda bir akademisyen. Adana doğumlu olan Melih Görgün, ilk-orta-lise eğitimini memleketinde tamamladıktan sonra Yeditepe Üniversitesi Endüstri ve Sistem Mühendisliği bölümüne tam burslu olarak girerek mezun oldu. Ancak onun hikâyesi burada bitmiyor. Aynı üniversitede çift dalda İşletme Yüksek Lisansı'nı onur derecesiyle tamamlayan Görgün, akademik yolculuğunu Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi alanında doktora yaparak taçlandırdı. Londra'da geçirdiği iki yılın ardından, Türkiye'ye dönerek iletişim, yaratıcılık, arabuluculuk ve etkili yazım teknikleri üzerine eğitimler verdi, pek çok kuruluşa danışmanlık yaptı. Günümüzde Yeditepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak akademik çalışmalarını sürdürüyor. İŞTE SON HALİ! Müziğe olan ilgisi ise çocukluk yıllarına dayanıyor. Ortaokul ve lise döneminde Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'na birincilikle girerek keman eğitimi aldı. Bu yeteneğini ilerleyen yıllarda profesyonel kariyerine dönüştüren Görgün, gitar, piyano ve saz gibi farklı enstrümanlarda da ustalığını gösteriyor. Sadece enstrüman çalmakla kalmayıp, birçok dizi, sinema filmi, reklam ve belgesel müziğinin bestecisi oldu. 'Haziran Gecesi', 'Hayat Bağları', 'Gurbet Kuşları', 'Deniz Yıldızı' gibi dizilerde başrol oynayarak oyunculuk yeteneğini de kanıtladı. Melih Görgün, hem akademik alanda derin bilgiye sahip hem de sahnede müzik ve oyunculukla büyüleyen bir isim olarak karşımıza çıkıyor. Onun çok yönlülüğü, '14 Bahar Geçti' şarkısından bugüne, hem hayranlarını hem de öğrencilerini etkilemeye devam ediyor. YAPRAK DÖKÜMÜ'NÜN ŞEVKET'İ HASAN KÜÇÜKÇETİN'İN SON HALİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ? 2006–2010 yılları arasında yayımlanan ve ekranlara damgasını vuran Yaprak Dökümü, yayınlandığı dönemin en çok izlenen yapımları arasında yer alıyordu. Yaprak Dökümü, güçlü oyuncu kadrosu ve konusuyla aradan geçen yıllara rağmen hala sosyal medyada gündem olmayı sürdürüyor. Dizinin unutulmaz detaylarından biri de, Şevket karakterindeki değişim olmuştu. İlk olarak Caner Kurtaran'ın canlandırdığı Şevket rolü, 97. bölümde Hasan Küçükçetin tarafından devralındı. Bu beklenmedik oyuncu değişikliği döneminde geniş yankı uyandırmıştı. Aradan yıllar geçti… Oyuncu kadrosundaki bu değişim bugün hala konuşulurken, dizinin 'ikinci Şevket'i bugün ne yapıyor dersiniz? Bir süredir televizyon projelerinde görünmeyen Küçükçetin, gözlerden uzak bir şekilde yaşamını sürdürüyor. Oyunculuk kariyerine devam etse de daha sakin ve popülerlikten uzak bir yol izleyen Küçükçetin, sosyal medya paylaşımlarıyla zaman zaman sevenlerinin karşısına çıkıyor. Başarılı oyuncu sevenleri tarafından hala 'ikinci Şevket' sözüyle hafızalarda yer ediniyor... Bir dönemin fenomen dizisi Kurtlar Vadisi Pusu, yıllar geçse de karakterleriyle gündemden düşmüyor. Dizide hayat verdiği 'Güllü Erhan' rolüyle geniş kitlelerin tanıdığı Erhan Ufak ise uzun süredir gözlerden uzak sürdürdüğü yaşamının ardından, bu kez geçirdiği büyük değişimle adından söz ettirdi. Bir zamanlar 140 kiloya kadar çıkan ünlü oyuncu, geçirdiği operasyon ve sonrasında benimsediği disiplinli yaşam tarzıyla tam 55 kilo vererek 85 kiloya kadar düştü. Yaşadığı bu dikkat çekici dönüşümle neredeyse tanınmaz hale gelen Ufak, yeni görüntüsüyle hayranlarını şaşkına çevirdi. Dizi hayranları ünlü isme çok sayıda, 'Güllü Erhan'ı tanıyamadık', 'Ne kadar değişmişsin' tarzında yorumlar yaptı. 90'LARIN GÜZEL ŞARKICISI NALAN ŞİMDİ NE YAPIYOR DERSİNİZ? 90'lı yılların popüler sahnelerinden biri olan Nâlân, gerçek adıyla Emine Nâlân Tokyürek, 15 Kasım 1973 tarihinde Eskişehir'de doğdu. Polis bir baba ve ev hanımı bir annenin üçüncü kızı olarak dünyaya gelen Nâlân, henüz 3 yaşındayken ailesiyle birlikte babasının tayini nedeniyle İstanbul'a taşındı. İlkokula İstanbul'da başlasa da, beşinci sınıftan sonra Afyonkarahisar'a taşınarak eğitimine burada devam etti. Müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda başlayan Nâlân, 1984 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nda ortaokula adım attı ve kanun eğitimi almaya başladı. Lise ve üniversite yıllarında şan bölümünde eğitimini sürdürerek klasik Türk müziği konusunda sağlam bir altyapı kazandı. Üniversite yıllarında okul arkadaşlarıyla Beşiktaş Sokak Bar'da sahne alarak ilk sahne deneyimini yaşadı. Profesyonel kariyeri 1993 yılında birkaç farklı sahnede başladı. O dönem ünlü müzik adamı Garo Mafyan, hazırladığı albüm için bir solist arayışındaydı ve Nâlân'ı sahnede dinledikten sonra albümü onun okumasını istedi. Böylece kısa sürede ilk albümü için hazırlıklar tamamlandı. 1994 yılında yayınlanan 'Of Aman' albümüyle müzik dünyasına hızlı bir giriş yapan Nâlân, uzun yıllar 'Of Aman Nalan' adıyla anıldı. Kariyeri boyunca menajerliğini Halis Bütünley üstlendi ve hemen her albümünden en az bir hit şarkı çıkarmayı başardı. Kendi şarkılarını yazıp besteleyen Nâlân, 2007 yılında Türk Sanat Müziği eserlerini yorumladığı 'Türk Sineması Klasikleri' albümüyle farklı bir müzik yolculuğuna da imza attı. İŞTE SON HALİ! Dokuzuncu stüdyo albümü 'Demode' ise 3 Mart 2009'da Seyhan Müzik etiketiyle çıktı. Albümden 'Yaralıyım', 'Mnyk' ve 'Söz Verdik Biz Allah'a' şarkıları için klipler çekildi ve dinleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Ayrıca Şükrü Tunar tribute albümünde de 'Unut Beni Kalbimdeki Hicranla Yalnız Kalayım' şarkısıyla yer aldı. Bugün Nâlân, 90'ların efsaneleşmiş sesi olmasının yanı sıra, yeni projeler ve şarkılarla müzik hayatına devam ediyor. 2019 ve sonrası dönemde 'Aşk Senin Neyine', 'Deli Aşk', 'Rüya' ve 'Kıskanırım Seni Ben' gibi single çalışmalarıyla eski hayranlarını sevindirdiği gibi, yeni nesil dinleyiciler tarafından da keşfedilmeye devam ediyor. Nâlân, hem sahnede hem de stüdyoda müzik tutkusunu canlı tutan isimlerden biri olarak müzik kariyerine emin adımlarla devam ediyor. POP MÜZİĞİNİN DİĞER EFSANESİ ASYA'NIN SON HALİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ? Türk pop müziğinin sevilen isimlerinden Asya, gerçek adıyla Tülay Keçialan, 1 Mart 1965'te Eskişehir'de dünyaya geldi. 1990'ların duygusal pop müziğinin sembollerinden biri haline gelen Asya, Nilüfer'in desteğiyle başladığı profesyonel müzik yolculuğunu, yıllar içinde unutulmaz hitlerle taçlandırdı. MÜZİĞE ESKİŞEHİR'DE BAŞLADI Ahmet ve Şencan Keçialan çiftinin kızı olarak doğan Asya'nın müzik tutkusunun temelleri, Eskişehir'deki çocukluk yıllarında atıldı. Ortaokul döneminde Eskişehir Halk Eğitim Merkezi'nde müzik eğitimi aldı ve Ahmet Kanatlı Lisesi yıllarında Milliyet Gazetesi Liseler Arası Müzik Yarışması'nda Türk Halk Müziği dalında birincilik kazandı. Liseden sonra Bodrum'da sahne almaya başlayan genç sanatçı, o dönemde Tülay Saygın adını kullanıyordu. Ünlü müzisyen İlhan Feyman'ın davetiyle Ankara'ya taşınarak profesyonel müzik hayatına adım attı. 1980'li yıllarda Grup Angora'nın solisti olarak otellerin roof barlarında İngilizce repertuvarıyla sahne aldı ve TRT Ankara'da yayımlanan çocuk programlarında müzik yaptı. EUROVİSİON VE NİLÜFER DÖNEMİ 1990 yılında Eurovision Türkiye Finali'ne 'Zamanda Gezinti' adlı şarkıyla katılan Tülay Saygın, aynı sahneyi Sertab Erener, İzel, Fatih Erkoç gibi önemli isimlerle paylaştı. Her ne kadar yarışmayı kazanamasa da performansıyla dikkatleri üzerine çekti. Bu performansı izleyen Nilüfer, genç sanatçının sesine hayran kaldı ve onu vokalist olarak ekibine dahil etti. Dört yıl boyunca Nilüfer'e sahnede ve albümlerinde eşlik eden Asya, bu dönemde müzik dünyasında kendine sağlam bir yer edindi. 1992 yılında İstanbul Beyaz Güvercin Müzik Yarışması'nda 'Haykır Sevda Dağlarına' adlı şarkısıyla birincilik kazanan sanatçı, adını geniş kitlelere duyurdu. Asya İsmiyle Parlayan Yıldız 1994 yılında Nilüfer'in prodüktörlüğünde yayımlanan 'Asya' albümüyle sahne adını değiştiren sanatçı, 'Vurulmuşum Sana', 'Yoksun Sen' ve 'Romantik Aşk' gibi şarkılarla 90'ların en popüler kadın vokallerinden biri oldu. 1996'da çıkan ikinci albümünde yer alan 'Beni Aldattın' büyük bir hit haline geldi. 1999'da yayımladığı 'Masum' albümü, sanatçının olgun dönemine geçişini simgeledi. Aynı yıllarda iş insanı Şevki Kaygusuz ile evlenen Asya'nın bu evlilikten Aslı adında bir kızı dünyaya geldi. 2000'lerden Günümüze: İşte Son Hali! 2002'de 'Dönmem Yolumdan', 2007'de ise 'Aşktır Beni Güzel Yapan' albümlerini çıkaran Asya, söz yazarlığı yönünü de ön plana çıkardı. 2014 tarihli 'Aşk İz Bırakır' albümüyle müzikteki kalıcı yerini pekiştirdi. Son yıllarda müzik üretimine tekli formatında devam eden sanatçı, 2020'de 'Unutup Gitti', 2022'de 'Bizim Hikayemiz', 2025'te ise 'Hatıran Yeter' ve Ege ile birlikte 'Yalan Oldu' şarkılarını dinleyicilerle buluşturdu. 90'LARA DAMGA VURMUŞ BİR DİĞER İSİM: FERDA ANIL YARKIN 21 Ağustos 1970 doğumlu sanatçı, müzikle iç içe bir ailede büyüdü. Babası Deniz Astsubayı ve bestekâr Kamuran Yarkın, ağabeyleri Ferruh ve Fahrettin Yarkın ise 'Yarkın Ritm Grubu'nun kurucularındandı. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Keman Bölümü mezunu olan Yarkın, akademik müzik eğitimini pop sahnesine taşıyarak duygusal melodilerle modern tınıları birleştirdi. Ferda Anıl Yarkın, 1993 yılında yayımladığı 'Aşkın Yetmez' albümüyle çıkış yaptı. Ancak asıl patlamasını, 1996'da piyasaya sürdüğü 'Sonuna Kadar' albümüyle yaşadı. Siyah kıyafetleri, sade ama etkileyici tarzı ve derin duygular barındıran sözleriyle dönemin en popüler erkek vokallerinden biri haline geldi. Ancak 1999'da çıkan 'Unuttum Sanma' albümü, deprem dönemine denk geldiği için beklenen ilgiyi görmedi ve sanatçı müzikten bir süre uzaklaştı. İŞTE ÜNLÜ ŞARKICININ SON HALİ! Yedi yıllık bir aranın ardından, 2006'da 'Ayrılmayalım' albümüyle yeniden müzikseverlerle buluştu. Ardından televizyon projelerinde de yer alan sanatçı, 'Şarkı Söylemek Lazım' ve 'Korolar Çarpışıyor' gibi yarışma programlarında jüri ve koro şefi olarak ekranlara geldi. Geçtiğimiz yıllarda Metin Özülkü, Eda Özülkü ve Yeşim Salkım ile birlikte kurduğu 'Çılgınlar Kulübü' projesiyle yeniden sahnelerde boy gösteren Yarkın, 2019 yazında 'Aramadın Aylardır' şarkısıyla nostalji rüzgârı estirmişti. Bugün hâlâ sahne çalışmalarına ve stüdyo projelerine devam eden Ferda Anıl Yarkın'ın son hali, hayranlarını şaşkına çevirdi. Sosyal medyada paylaşılan yeni fotoğrafları, 'Yıllar ona zarafet katmış' ve 'O sen misin, inanamadık!' yorumlarıyla gündem oldu. 90'ların romantik sesi Ferda Anıl Yarkın, zamana meydan okuyan duruşuyla hâlâ kalplerde özel bir yer tutuyor. TÜRKİYE'NİN BAMBİ'Sİ BURÇİN ORHON'U GÖRDÜNÜZ MÜ? Türk dans ve sahne sanatlarının önemli isimlerinden Burçin Orhon, uzun yıllardır hem dans dünyasında hem de oyunculuk kariyerinde adından söz ettiriyor. 17 Mart 1962 doğumlu olan Orhon, İstanbul'da dünyaya gelmiştir ve sanata olan ilgisi çok küçük yaşlarda başlamıştır. KÜÇÜK YAŞTA BAŞLAYAN BALE EĞİTİMİ Burçin Orhon, sadece 3,5 yaşındayken klasik bale eğitimine başlamıştır. Dansa olan tutkusu, ilerleyen yıllarda onun profesyonel bir sanatçı olarak yetişmesine olanak tanımıştır. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı'na devam ederek sahne sanatlarındaki bilgisini derinleştirmiştir. Mezuniyetinin ardından Devlet Balesi'nde görev almış ve Türk dans dünyasında adını sağlam bir şekilde duyurmuştur. Orhon'un özel hayatı da sanat kariyeri kadar ilgi çekicidir. 22 yaşındayken İrlandalı şarkıcı Johnny Logan ile uzun soluklu bir ilişki yaşamıştır. Bu ilişkiden 1988 yılında Ece Robyn adını verdiği bir kızı dünyaya gelmiştir. Daha sonra 23 Aralık 1995'te Türk oyuncu Süheyl Uygur ile evlenmiş ve çiftin Lara Zeynep ve Ayşe Alkış adında iki kızı olmuştur. Orhon, hem iş hem de özel hayatında dengeli bir yaşam sürdürmeyi başarmıştır. 2007 yılında Burçin Orhon, kendi adını taşıyan 'Burçin Orhon Dans Akademisi'ni açarak öğrenci yetiştirmeye başlamıştır. Dans akademisi, genç yeteneklerin yetişmesinde önemli bir merkez haline gelmiş ve Orhon, eğitmen olarak tecrübelerini yeni nesillerle paylaşmıştır. Akademi, klasik baleden modern dansa kadar geniş bir yelpazede eğitim vermektedir. SAĞLIK MÜCADELESİ VE MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATI Son yıllarda çeşitli sağlık sorunlarıyla mücadele eden Orhon, kilolarıyla da dikkat çekmiştir. Ağırlığı 106 kiloya kadar çıkan sanatçı, mide küçültme ameliyatı olmaya karar vermiştir. Ameliyat sonrası 23 kilo veren Burçin Orhon, sosyal medya üzerinden eski ve yeni halini paylaşmış ve 'O kadar kilonuz yoktu canım, boşuna ameliyat oldunuz diyenlere selam olsun' diyerek takipçileriyle deneyimlerini samimi bir şekilde paylaşmıştır. Bu paylaşım, birçok kişi tarafından büyük ilgi görmüştür. İŞTE SON HALİ: ALZHEİMER TEŞHİSİ VE KUŞADASI'NDA YAŞAM Geçtiğimiz yıllarda Alzheimer başlangıcı teşhisi konulan Burçin Orhon, bu süreçte Kuşadası'nda inzivaya çekilmiştir. Ancak sosyal medya üzerinden takipçileriyle iletişimi kesmeyen Orhon, yaşamına dair paylaşımlarda bulunmaya devam etmektedir. Sanatçı, hem sağlık mücadelesini hem de hayatındaki gelişmeleri takipçileriyle paylaşarak, onlara ilham vermeye devam ediyor. Burçin Orhon, hem dans hem de oyunculuk kariyerindeki başarılarıyla Türk sahne sanatlarının önemli isimlerinden biri olmaya devam ediyor. Hayatını sanata adayan Orhon, aynı zamanda kişisel mücadeleleri ve samimi paylaşımlarıyla da takipçilerine ilham kaynağı oluyor. Sanatçı, Burçin Orhon Dans Akademisi ile yeni nesillere dansı sevdirmeye ve sanatın önemini aktarmaya devam ediyor. 90'LARIN FAVORİ MANKENİ MERVE İLDENİZ'İN SON HALİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ? 90'lı yılların en başarılı mankenlerinden biri olan Merve İldeniz, mesleği bıraktığı 20 yılın ardından Bodrum'da sakin bir hayat sürüyor. Bir döneme damga vuran İldeniz'in son hali büyük ilgi gördü. İşte bir yıldızın değişimi… PODYUMDAN BODRUM'A UZANAN YOL 1980'lerden 1990'lara geçiş döneminde modellik sektörü hızla büyüyordu ve Merve İldeniz, podyumların en çok tercih edilen isimlerinden biri oldu. Önemli defilelerde ve tanınmış moda etkinliklerinde adı sıkça ön plana çıktı. Ancak İldeniz, iş hayatının yoğun temposu ve kişisel tercihleri nedeniyle kariyerine son vermeye karar verdi. 'Hayatım tatilsiz, çalışarak geçti. Artık daha sakin bir hayat istedim' diyen İldeniz, İstanbul yerine Güney'de bir bölgede huzurlu bir yaşam sürmeyi tercih etti. Bodrum'da köy hayatını benimseyen eski manken, kariyerinden pişmanlık duymadığını da vurguladı. YURT DIŞI ZİYARETLERİ VE KIZIYLA BULUŞMA: İŞTE SON HALİ! Merve İldeniz'in kızı Leyla Önal, yurt dışında mankenlik yapıyor ve Amsterdam Üniversitesi'nde psikoloji eğitimi alıyor. İldeniz, yılın belli dönemlerinde kızını ziyaret etmek için Hollanda'ya gidiyor. MANKENLİK KARİYERİNE DAİR ANILAR İldeniz, modellik kariyerine başlangıcını, 'Marmara Üniversitesi'nde İngilizce İşletme Bölümü'nde okurken harçlık için bu işe başladım. Okul bitince ise karar vermem gerekti' sözleriyle anlattı. Kariyerinin yükseliş döneminde önemli ajanslarla çalıştı ve kısa sürede tanınan bir isim haline geldi. Ayrıca, sektörde karşılaştığı zorluklar ve etik sınırlar hakkında da samimi açıklamalarda bulundu. 'Bu iş hayatımda bana pek çok şey öğretti. Kendi kararlarımı alabilmeyi ve bağımsız olmayı öğrendim' dedi. EKONOMİK BAĞIMSIZLIK VE YATIRIMLAR İldeniz, mesleği bırakmasının ardından finansal olarak da hazırlıklıydı. 'Bana zamanında 'cimri' dediler. Para biriktirdim ve iyi yatırımlar yaptım. Bodrum'da arsa aldım ve hiçbir zaman kimseye muhtaç olmak istemedim' diyerek, ekonomik bağımsızlığının önemine dikkat çekti. BAŞARI VE HAYAT FELSEFESİ Merve İldeniz, modellik kariyerinin kendisine kazandırdığı deneyimlerin yanı sıra, yaşam tarzını da şekillendirdiğini belirtiyor. İş hayatından uzaklaştıktan sonra daha huzurlu ve sade bir yaşam sürdüğünü söyleyen İldeniz, kariyerini geçmişin bir parçası olarak değerlendiriyor. 'Hayatımı kazanmam gerekiyorsa, modellik o dönemde bana bunu sağladı. Ama artık kendime ve aileme odaklanmak istedim' sözleriyle, kararının doğru olduğunu ifade ediyor. MANKENLERİN KRALI ENGİN KOÇ'UN DEĞİŞİMİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ? Aslen Sivaslı olan, 1959'da İstanbul'da doğan Engin Koç, 16 yaşında mankenliğe başladı. Koç, 1976 yılında Ajda Pekkan, Cüneyt Arkın, Seyyal Taner, Sezen Cumhur Önal'ın jüri üyesi olduğu Saklambaç Gazetesi'nin 'Mankenler Kralı' yarışmasında 1'inci seçildi. Yıllarca podyumda boy gösteren Engin Koç, adım attığı sinema ve dizi sektöründe de onlarca projede yer aldı. Eşi Pınar ve oğlu Burga ile birlikte yaşayan Koç, yıllarca sık sık ziyaret ettiği, baba ocağı Hafik ilçesine bağlı Yeniköy'e ev yaptırdı. Eşi ve oğlu ile birlikte köydeki evinde yaz tatilinin bir bölümünü geçiren Engin Koç, bahçesinde toprakla uğraşıyor. İşte Engin Koç'un son hali... KENDİNE KÖYÜNDE EV YAPTIRDI Köyüne hemen her yıl gelip gittiğini ve genelde akrabalarında kaldığını belirten Koç, bu nedenle kendine ait bir ev yapmak istediğini belirterek, 'Burada insanın özüne dönüp de özüyle beraber, kendi olması, kendisiyle tanışması çok önemli. Onun için burayı seçtim. Başka bir alternatifi zaten yok, olamazdı zaten. Her zaman burada bir yuvam olsun, anahtarı bende olan ufak bir yerim olsun istedim. İşte Allah nasip etti böyle bir ufak bir prefabrik ev yaptık. Gelince kapısını açıp da içinde kalabileceğim bir yer. Bütün halalarım, köy bütün hepsi akraba zaten. Tabi yazları hep gelirdim ben buraya çocukluğumda da. Daha evvel geldiğimde halalarımda kalıyordum. Olmuyor tabi ev ev üstünde. Allah nasip etti bir ev yaptık' diye konuştu. 'BURASI BİR RESSAMIN TUVALİ GİBİ' İstanbul'u sevdiğini ama kalabalığın insanı yorduğunu belirten Engin Koç, 'İstanbul'da artık yaşamak istemiyorum. Çok insan kabalığı, enerjisi çok. Eskiden çok güzeldi, benim geçtiğim zamanlar. İstanbul hala güzel, çok keyifli bir yer ama bence uzun süre kalınacak bir yer değil artık. İnsanlar artık sakin, kafa dinleyecekleri, ruhları dinlenecekleri yer arıyor. Burada insan rahatlıyor. Ekinler oluyor, ekinler kesiliyor. Burada mevsimi görüyorsunuz yani. Önce yemyeşil bir doğa örtüsü sonra sarıya dönüyor. Yaşamda burası bir tuval gibi, bir ressamın tuvali gibi. Devamlı önünde bir fırça atan varlık gibisin görüyorsun her şeyi. Ben küçükken İstanbul'a geldim. Babam da şivesini hiçbir zaman kaybetmemişti. Ben de kaybetmedim. Gider gelirdik buraya. Bir de akrabalarımızı seviyoruz. Birbirimize iyi bir hısım oluyoruz burada' ifadelerini kullandı. 'GEÇMİŞİMDEN PİŞMAN DEĞİLİM' Meslek hayatının kendisi için özel bir yeri olduğunu anlatan Koç, 'Her yaşın, her zamanın kendine göre özelliği var. Onlar yaşanacakmış, yaşadık. Geçmişimden hiçbir zaman pişman değilim. Çünkü geçmişimde hatalar da yapmış olabilirim. Ama o zamanın diliminde öyleydi. Şu anda artık bilgelik zamanıma doğru yürüyorum. Yani artık işin erbabı olmak, yaşamın erbabı olmak diye bir şey vardır. Ama bu sonsuz yolculukta yola devam, durmak yok. Yani hep öğreniyorsun. Keşkelerim de olmuştur tabi. Ama olmamasının ihtimali yok. Her insan gibi ben de hata yapmış olabilirim. Zaten hata yapmaya geldik bu dünyaya. Ancak hata yapmayan peygamberlerimizdir. Herkes bir şey öğreniyor. Öğrene öğrene gidiyoruz. Ama açık büfenin önünde fazla oyalanmamak lazım. Her gün Çerkez tavuğu yenmez yani. Yersen mideni bozarsın. Devam edeceksin. Yeni yemekler, yeni insanlar, yeni görüşler. Herkesi kendin gibi bileceksin. Güzelce düşüneceksin' ifadelerini kullandı. 'MANKENLİĞİ DAHA ÇOK SEVDİM' Yer aldığı sektörler içerisinde en çok mankenliği sevdiğini ama sinema ve dizi oyunculuğunun da önemli olduğunu belirten Engin Koç, 'Sanat hayatında hiçbir şey bırakmadım. Şu anda kendime göre bir dizi olursa seve seve oynarım. Projelere her zaman açığım. Ben mesleğimi her zaman seve seve yaptım. Sevgili yönetmenim Temel Gürsu beni sinemaya soktu. İşte Banu (Alkan) Hanımla, Harika (Avcı) Hanımla, Hülya (Avşar) Hanımla, Serpil (Çakmaklı) Hanımla filmler çektik yıllarca. Vallahi ben mankenliği çok daha fazla sevdim. Benim ilk göz ağrım. Benim zamanımda 10 tane erkek manken vardı. 20 tane kız manken vardı yani. Bir de mankenlik benim dünya ufkumu açtı. Ben başarılı bir mankendim. Yurt dışında çok temsil ettim memleketimi. 20 tane yabancı mankenle tek Türk manken olarak dünyayı dolaştım 2 sene. Her yerde işte 'Engin Koç, From İstanbul, Turkey' diye yazdı ve benim gurur kaynağım oldu. Türkiye'yi temsil ettim ben burada. Çok güzel günlerdi. Herkese nasip olsun ama artık o yıllar yok. O mankenlik yok, o işler yok. Artık her şey çok mekanik. Yani işin duygusu kalmadı artık anlayacağınız' dedi. 'ESKİLERDE GÜZEL FİLMLER OLDU' Eskiden film çekmenin daha zor olduğunu anlatan Koç, 'O zaman Yeşilçam tabi, negatif çektiği için böyle dijital olmadığı için ve iyi rol yapamadığın zaman adam içinden sana öfkeleniyor. Çünkü adamın negatifini harcıyorsun. Onlar çöpe gidiyor. 'Engin doğru dürüst oyna' falan. Çok güzel filmler oldu eskilerde. Şimdilerde de güzel. Mesela 20 tane dizi çıkıyor sezon başında. Ondan sonra 3 tane, 4 tane dizi kalıyor, diğerleri eleniyor falan. Yani insanların favorisi olan diziler ve filmler kalıyor. İyi puanlar alıyor. Reyting almazsa gidiyor' diye konuştu. Engin Koç'un eşi Pınar ve oğlu Burga Koç da köye ev yapmaları ve burada zaman geçirmelerinden dolayı mutlu olduklarını belirterek, köy hayatının içinde olmanın, doğayla baş başa olmanın huzur verdiğini söyledi. USTA OYUNCU ŞEVKET ALTUĞ DA ZAMANA KARŞI KOYAMAYANLARDAN... Türk tiyatro, sinema ve televizyon tarihine damga vuran Şevket Altuğ, 13 Mart 1943'te Balıkesir'in Bandırma ilçesinde dünyaya geldi. Aslen Trabzon'un Sürmene ilçesinden olan sanatçı, küçük yaşlardan itibaren sanatla iç içe bir hayat sürmeye başladı. İlkokuldan itibaren öğrenim gördüğü Galatasaray Lisesi'nden 1960 yılında mezun olan Altuğ, ardından İstanbul Üniversitesi Sinema ve Konservatuvar bölümünde eğitim aldı. Dört yıl süren bu eğitimin ardından tiyatro sahnelerine adım atan sanatçı, kısa sürede dikkatleri üzerine çekti. TİYATRODAN SİNEMAYA UZANAN YOLCULUK Profesyonel oyunculuk kariyeri, 1962 yılında tiyatro sahnelerinde başladı. Dostlar Tiyatrosu ve Ankara Sanat Tiyatrosu bünyesinde sahneye çıkarak önemli eserlerde rol aldı. Jean Paul Sartre'ın Mezarsız Ölüler, Samuel Beckett'in Godot'u Beklerken ve Brendan Beehan'ın Gizli Ordu oyunlarıyla tiyatroda kendini kanıtladı. 1971 yılında tiyatrocu Jale Erdoğdu ile evlendi ve bu evlilikten Kezban ve Kerem adında iki çocuğu oldu. 1975 yılından itibaren sinema dünyasına adım atan Şevket Altuğ'un beyazperdedeki ilk filmi, Atıf Yılmaz'ın yönettiği 'İşte Hayat' oldu. Ardından Hababam Sınıfı Uyanıyor (1976), Kapıcılar Kralı (1976), Şabanoğlu Şaban (1977), Şekerpare (1983) ve Tokatçı (1983) gibi Yeşilçam'ın unutulmaz filmlerinde rol aldı. 1970'li ve 80'li yıllarda yirmiden fazla sinema filminde yer alan usta oyuncu, geniş kitleler tarafından tanındı. TELEVİZYON KARİYERİNDE ZİRVE: PERİHAN ABLA VE SÜPER BABA Şevket Altuğ, asıl büyük çıkışını televizyon dizileriyle yaptı. 1980'lerin sevilen dizisi Perihan Abla'da canlandırdığı 'Şakir' karakteriyle milyonların gönlünde taht kurdu. 1993-1997 yılları arasında yayınlanan ve Türk televizyon tarihinin en unutulmaz dizilerinden biri olan Süper Baba'da ise 'Fikret' karakterine hayat verdi. Bu dizi yalnızca oyunculuğu ile değil, yapımcılığını üstlendiği için de kariyerinde özel bir yer edindi. Süper Baba, yayınlandığı dönemde büyük bir kültürel fenomen haline geldi ve Altuğ'a Altın Kelebek En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (1995) başta olmak üzere birçok prestijli ödül kazandırdı. OYUNCULUĞU BIRAKIŞI VE SON YILLARI 1990'lı yıllarda reklam filmlerinde de yer alan sanatçı, 2003 yılında 'Unutma Beni' dizisinden sonra oyunculuk kariyerini noktaladı. Usta oyuncu günümüzde Datça'da sakin bir hayat sürdürmektedir. Sanat yaşamı boyunca aldığı sayısız ödül arasında, 2012'de Altın Badem Sinema ve Kültür Festivali'nde verilen 'Sanatta 50. Yıl Emek Ödülü', 2014'te 3. Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali Onur Ödülü ve 2015'te İstanbul Flaş Onur Ödülleri de bulunmaktadır. İŞTE SON HALİ! Şevket Altuğ, hem tiyatro sahnesinde hem de Yeşilçam'ın altın döneminde önemli eserlerde yer alarak Türk sanatına büyük katkılar sunmuştur. Ancak onun asıl başarısı, televizyon dizileri aracılığıyla Türk halkının hafızasında unutulmaz karakterler yaratabilmesidir. 'Şakir' ve 'Fikret' karakterleri, Türk televizyon tarihinde nesiller boyu hatırlanacak simgeler olarak kalmıştır. DEĞİŞİMİYLE ŞOKE EDEN BİR DİĞER İSİM: BENDENİZ! 52 yaşındaki Bendeniz, dün akşam Hayrabolu Ayçiçek Festivali'nde sahne alarak sevenlerine unutulmaz bir müzik şöleni yaşattı. Sahnede enerjisi ve şarkılarıyla izleyicileri coşturan sanatçı, hem 90'lar nostaljisini yaşattı hem de yeni jenerasyona hitap etti. Özellikle 'Ya Sen Ya Hiç' gibi klasik parçalarıyla izleyicilerden yoğun alkış aldı. Bendeniz'in sahne performansı, sosyal medyada da büyük yankı uyandırdı ve hayranları tarafından 'Yıllar geçse de sesi ve sahne enerjisi hiç değişmemiş' yorumları yapıldı. 1990'lı yılların unutulmaz pop yıldızlarından Bendeniz, sahnelerde efsane olmaya devam ediyor. Gerçek adı Deniz Çelik olan sanatçı, 25 Temmuz 1973 tarihinde Zürih'te dünyaya geldi. Aslen Konyalı olan Bendeniz, İstanbul Erenköy Kız Lisesi'nden mezun olduktan sonra yüksek öğrenim için İsviçre'ye gitmiş, burada büro işleri alanında eğitim aldı. Türkiye'ye döndüğünde kısa bir süre Dostlukspor'da futbol oynayan Bendeniz, bir arkadaşının doğum gününde söylediği şarkıyla müzik dünyasına adım attı ve Raks Müzik tarafından keşfedildi. 1993 yılında Neslihan Yargıcı tarafından oluşturulan 'Abajur Kız' imajıyla çıkardığı ilk albümü Bendeniz I ile müzik dünyasında hızlı bir çıkış yaptı. Albümün çıkış parçası 'Ya Sen Ya Hiç' bir anda liste başına yükselirken, MTV Avrupa'nın düzenlediği 'Euro Video Grand Prix' Türkiye elemelerinde finale kalarak büyük ses getirdi. Albümdeki 'Ağlayayım mı?', 'Kerime', 'Ah Bir Dönsen' ve 'Müjdeler Ver' gibi parçalar da hit oldu ve Bendeniz'i 90'ların pop ikonlarından biri haline getirdi. 1994 yılında Harun Kolçak ile Biz adlı maxi single'ı yayımlayan sanatçı, 1995'te Bendeniz II ile kariyerini taçlandırdı. 'Neler Olacak' ve 'Gönül Yareler İçinde' gibi parçalarla yılın en çok konuşulan slow şarkılarını seslendirdi. 1996'da Anadolu rock sound'larıyla dikkat çeken Bendeniz III, 1998'de romantik bir dönüş niteliğinde olan Bendeniz'den, 1999'da Kurtulamıyorum, 2001'de ise Zaman albümleriyle müzikseverlerin karşısına çıktı. 2000'li yıllarda Demedim mi (2003), Aşk Yok mu Aşk (2005) ve Değiştim (2006) gibi albümlerle kariyerini sürdürdü. Şarkıları, Lübnan ve İsrail başta olmak üzere birçok ülkede diğer sanatçılar tarafından da uyarlanarak yeniden yorumlandı. Sanatçının bu sürpriz sahnesi, Bendeniz hayranlarını hem geçmişe götürdü hem de onun müzik kariyerinin hala taze ve etkileyici olduğunu gösterdi. Türk televizyonlarının unutulmaz yüzlerinden Didem Erol, yıllar süren sessizliğini sosyal medyada yaptığı sürpriz bir paylaşımla bozdu. Avrupa Yakası dizisinde hayat verdiği 'Victoria' karakteriyle hafızalara kazınan Erol, artık bambaşka bir hayat sürüyor. Amerika'ya yerleştikten sonra adını 'Serah Henesey' olarak değiştiren oyuncu, 49 yaşında ikinci kez anne olduğunu duyurdu. Yıllar önce Türkiye'deki oyunculuk kariyerini geride bırakıp ABD'ye taşınan Didem Erol, 'Emret Komutanım', 'Omuz Omuza', 'Arka Sokaklar' gibi pek çok sevilen dizide rol almış, güzelliği ve oyunculuğuyla adından söz ettirmişti. Ancak zamanla hem sahneden hem de kameraların önünden çekilmeyi tercih etti. HOLLYWOOD'DA YENİ BİR KİMLİK: SERAH HENESEY 2017 yılında Los Angeles'ta televizyon sunuculuğu yapmaya başlayan Didem Erol, Amerika'daki hayatında sadece kariyerini değil kimliğini de baştan yazdı. İsmini 'Serah Henesey' olarak değiştiren oyuncu, 2020 yılında müzik prodüktörü ve aynı zamanda inşaat sektöründe faaliyet gösteren Nathan Cowles ile dünyaevine girdi. 2023 yılında ilk kızı Ava Rose'u 47 yaşında kucağına alan Serah Henesey, şimdi de 49 yaşında ikinci kez anne olmanın sevincini yaşıyor. Sosyal medya hesabından eşi ve çocuklarıyla birlikte çekilmiş bir aile fotoğrafı paylaşan Serah, bu mutlu haberi takipçileriyle paylaştı. Gönderi kısa sürede çok sayıda tebrik mesajı aldı. 'VİCTORİA'NIN SON HALİ SOSYAL MEDYAYI SALLADI Bir dönemin güzelliğiyle ekranlarda fırtınalar estiren Didem Erol'un son hali ise takipçilerini hem şaşırttı hem de duygulandırdı. 'Zaman geçmiş ama güzelliği hâlâ aynı', 'Victoria anne olmuş, inanamıyorum', 'Bu yaşta ikinci bebek mi? Bravo' gibi yorumlar yağdı. İŞTE AİLE FOTOĞRAFI! Oyunculuk kariyerini Hollywood'da bırakan, hayatını ailesine ve yeni projelerine adayan Serah Henesey, Türkiye'deki hayranlarını şaşırtmaya devam ediyor. 49 yaşında gelen bu annelik haberi, magazin dünyasında da büyük yankı uyandırdı. DEĞİŞİMİYLE ŞAŞIRTAN BİR DİĞER OYUNCU: İLKER KIZMAZ! Bir dönemin fenomen dizisi Aşk-ı Memnu, sadece Bihter ve Behlül'ün yasak aşkıyla değil, dizinin sessiz ama güçlü karakterleriyle de hafızalara kazındı. Bu karakterlerden biri de kuşkusuz Nihat Önal'dı. Behlül'ün gölgesinde kalmayan, çalışkanlığı ve sadakatiyle dikkat çeken Nihat karakterine hayat veren isim ise İlker Kızmaz'dı. İşte son hali… İzmir'de 9 Eylül 1975'te doğan Kızmaz, sanat hayatına tiyatro sahnesinde başladı. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden mezun olduktan sonra oyunculuk tutkusunu profesyonel alana taşıdı. İstanbul'a taşınarak oyunculuk eğitimi aldı. 2008-2010 yılları arasında yayınlanan Aşk-ı Memnu dizisiyle büyük çıkış yakalayan Kızmaz, sadece Türkiye'de değil, dizinin yayınlandığı birçok ülkede de tanınır hale geldi. O yıllardan bu yana birçok projede yer alan başarılı oyuncu, özellikle Çanakkale 1915 filmindeki Yarbay Mustafa Kemal rolüyle büyük takdir topladı. Sette tanıştığı oyuncu Aslı Türkel ile 2014'te hayatını birleştiren İlker Kızmaz, 2016'da kızı Naz'ın doğumuyla baba oldu. İŞTE SON HALİ! Uzak Doğu sporlarına ilgi duyan, aikido, binicilik ve kite surfing gibi sporlarla ilgilenen oyuncu, yıllar içinde hem fiziksel görünümünde hem yaşam tarzında büyük bir dönüşüm geçirdi. İşte Aşk-ı Memnu'nun Nihat'ı İlker Kızmaz'ın yıllar sonraki son hali, görenleri şaşkına çevirdi! Aile yaşamıyla öne çıkan oyuncu, oldukça sevilen isimlerden biri olmaya devam ediyor. Özellikle sıklıkla çıktığı seyahatlerle takipçilerine yeni bir dünyayı kapılarınıda aralıyor. İlker Kızmaz, her ne kadar aklımızda 'Nihat' rolüyle kalmış olsa da kendisi hala çok aktif bir oyuncu ve birçok başarılı projede adından söz ettirmeye devam ediyor. Mahallenin Muhtarları'nın unutulmaz muhtarının son halini gördünüz mü? 'Mahallenin Muhtarları' dizisindeki muhtar rolüyle hafızalara kazınan, sayısız yapımda 'baba' karakteriyle gönüllere taht kuran Cihat Tamer, yıllardır gizlediği büyük dramı açıkladı. 59 yıllık eşiyle örnek bir evlilik sürdüren sanatçı, katıldığı programda özel hayatına dair duygusal itiraflarda bulundu. Ancak asıl yürek burkan haber, sosyal medya hesabından duyurduğu evlat kaybı oldu… Türk tiyatrosunun ve televizyon dünyasının duayen isimlerinden Cihat Tamer, 81 yaşında hayatının en büyük acılarından birini yaşadı. 59 yıllık eşi Nurcan Hanım'la örnek bir evlilik sürdüren usta sanatçı, kanser tedavisi gören oğlu Atilla Tamer'i 28 Ağustos 2024'te kaybetti. Acı haberi sosyal medya hesabından 'Sevgili oğlum Atilla Tamer'i kaybettik' sözleriyle duyumuştu. Peki Cihat Tamer şimdi ne yapıyor? İşte detaylar... 1943 yılında İstanbul'da dünyaya gelen, aslen Rizeli olan Cihat Tamer, oyunculuk kariyerine 1959'da Bakırköy Halkevi'nde amatör olarak başladı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi mezunu olan sanatçı, 1961'den itibaren Münir Özkul Tiyatrosu'ndan Devekuşu Kabare'ye, Dostlar Tiyatrosu'ndan Üsküdar Oyuncuları'na kadar birçok önemli tiyatro topluluğunda sahne aldı. Aynı zamanda Ercan Yazgan ile birlikte kurduğu tiyatroyla da adından söz ettirdi. Sinema ve dizi projeleriyle geniş kitlelere ulaşan Cihat Tamer, özellikle 'Mahallenin Muhtarları' dizisinde canlandırdığı muhtar rolüyle hafızalara kazındı. '59 yıllık tek evliyim ben. Evli olarak doğmuş gibiyim. Şimdi karımı daha çok seviyorum. Bilinçli olarak evlendik. Askerliğimi Gelibolu'da yaptım, orada âşık oldum. Yaş aldıkça sevgiler, hisler çoğalıyor. O yüzden daha çok seviyorum şimdi karımı...' ÇASOD üyesi olan Cihat Tamer, yıllara yayılan kariyeri boyunca birçok projede baba figürleriyle izleyicilerin gönlünde taht kurdu. Şimdi ise gerçek hayatta yaşadığı evlat acısıyla derin bir yas içinde. 28 Ağustos 2024 tarihinde kaybettiği evladının ardından sevenleri, acısını paylaşarak usta oyuncuya başsağlığı dileklerinde bulundular. Sanat yaşamındaki başarısı kadar özel hayatındaki istikrar ve sadakatle de örnek bir figür olan Tamer, 59 yıldır aynı yastığa baş koyduğu eşi Nurcan Hanım'la olan evliliğini bir televizyon programında şu sözlerle anlattı: ÇASOD üyesi olan Cihat Tamer, yıllara yayılan kariyeri boyunca birçok projede baba figürleriyle izleyicilerin gönlünde taht kurdu. Şimdi ise gerçek hayatta yaşadığı evlat acısıyla derin bir yas içinde. Sevenleri, acısını paylaşarak usta oyuncuya başsağlığı dileklerinde bulunuyor. 7 NUMARA'NIN EFSANE KARAKTERİ HAYDAR'IN DEĞİŞİMİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ? 'Yedi Numara' dizisindeki Haydar rolüyle hafızalara kazınan Okan Selvili, yıllar sonra bambaşka bir hayatla karşımızda! Ekranların sevilen yüzü artık tiyatro sahnelerinde yaşamını sürdürüyor. Onu görenler ise tek bir şeyi söylüyor: 'Zaman acımasız!' Ancak değişim sadece dış görünüşte değil, sanatsal yolculuğu da dikkat çekici. Oyunculuğa gönlünü veren Selvili, kariyerine tiyatroda başladı ve yıllarca sahnede emek verdi. Televizyona ilk adımı 1994'te 'Kaygısızlar' dizisiyle atan usta oyuncu, asıl çıkışını 2000 yılında 'Yedi Numara' ile yakaladı. Haydar karakteri, o dönemin genç izleyicileri için unutulmaz bir figür haline geldi. Ancak Okan Selvili'nin kariyeri burada kalmadı; 'Ters Köşe', 'Üvey Aile', 'Gönülçelen', 'Leyla ile Mecnun' ve daha birçok projede rol aldı. İŞTE SON HALİ! Görünüşü değişmiş olabilir ama tiyatroya olan tutkusu hâlâ ilk günkü kadar güçlü. Oya Yüce ile birlikte kurduğu 'Kabare Taksim'de sahneye çıkmaya başlayan oyuncu, 'Havadan Sudan' adlı oyunla Türkiye'yi dolaştı. Şu sıralar İstanbul'da tiyatro alanında birçok oyun sergilemeye devam ediyor. Okan Selvili'nin hem değişen görünümü hem de tiyatrodan kopmayan çizgisi, hayranlarını şaşırtmaya ve etkilemeye devam ediyor. EKMEK TEKNESİ'NİN 'ÖLÜ' SÜ MEHMET USTA'NIN DEĞİŞİMİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ? 1973 yılında Düzce'de doğan ve aslen Trabzonlu olan Mehmet Usta, İstanbul'da büyüdü. İlkokuldan itibaren eğitim hayatını burada sürdüren Usta, Marmara Üniversitesi'nde aldığı edebiyat eğitiminin ardından aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde yüksek lisansını tamamladı. Usta'nın tiyatro tutkusu çocukluk yıllarına kadar uzanıyor. Edebiyata, tarihe ve özellikle sanat sosyolojisine olan ilgisi, onu sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda düşünen, araştıran bir sanatçı haline getirdi. Hayatımıza ikonik Ruhsar dizisindeki 'Selçuk' rolüyle girmişti. Fakat Ekmek Teknesi'nin 'Ölü' karakterinden sonra adeta ikonikleşti. Bez Bebek'in 'Joker'i', ardından Leyla ile Mecnun'daki Kamil ve Teşkilat dizisindeki karizmatik kötü adam Zayed Fadi ile ekranların aranan yüzü oldu. Her rolünde bambaşka bir kimliğe bürünen Usta'nın fiziksel ve ruhsal dönüşümü ise oldukça dikkat çekici. Yıllar içinde saç stili, giyim tarzı ve ekran duruşuyla adeta baştan yaratılan oyuncu, bugün çok daha karizmatik ve olgun bir portre çiziyor. Bir zamanların gizemli 'Ölü'sü, artık Türk televizyonlarının en karakteristik yüzlerinden biri. Mehmet Usta'nın değişimi, hem hayranlarını şaşırtıyor hem de hayranlık uyandırıyor. BİR DEMET TİYATRO'NUN SAF FADIL'IYDI! EKRANLARDAN BİR ANDA KAYBOLAN USTA OYUNCU BİCAN GÜNALAN'IN SON HALİNE İNANAMAYACAKSINIZ… Türk tiyatrosunun sevilen isimlerinden Bican Günalan, özellikle 'Bir Demet Tiyatro'daki unutulmaz Fadıl Fıdıllıoğlu karakteriyle hafızalara kazındı. 1964 yılında İstanbul'da doğan Günalan, sanat yolculuğuna henüz 16 yaşındayken başladı. 1980 yılında İstanbul Akademik Sanat Topluluğu'nda sahneyle tanışan oyuncu, kısa sürede dikkat çekici bir kariyere imza attı. Yıllardır ortalarda görünmeyen Bican Günalan'ın son halini görünce şoke olacaksınız! Tiyatro sahnesinde önemli topluluklarda görev alan Günalan, çalışmaları sayesinde geniş kitlelerce tanındı. 'Otogargara' ve 'Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü?' adlı kült oyunlarda sergilediği performans, hem tiyatro eleştirmenlerinden hem de izleyicilerden tam not aldı. Günalan'ın sahneye hayat verdiği tiyatro oyunları arasında 'Köhne Bizans Operası', 'Bana Bir Şeyhler Oluyor', 'İstanbul'u Satıyorum', 'Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı' ve 'Soyut Padişah' gibi birbirinden farklı türde yapımlar yer alıyor. Komediyle dramı başarıyla harmanlayan oyuncu, yıllar içinde sahne üzerindeki duruşunu adeta bir imza hâline getirdi. Sadece tiyatro değil, sinema ve televizyon dünyasında da adından söz ettiren Bican Günalan, beyazperdedeki yolculuğuna 1987 yapımı 'Selamsız Bandosu' ile başladı. Ardından 'Varsayalım İsmail', 'Süper Baba' ve 'Güneş Yanıkları' gibi döneminin dikkat çeken yapımlarında rol aldı. 2000'li yıllarda ise 'Vizontele' ve devam filmi 'Vizontele Tuuba' ile büyük beğeni topladı. 'Organize İşler', 'Eyyvah Eyvah' ve 'Akasya Durağı' gibi yapımlarda da yer alarak, geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. İŞTE BİCAN GÜNALAN'IN SON HALİ! Bugün hâlâ tiyatro ve sinemanın sevilen yüzlerinden biri olan Günalan, sadeliği, güçlü sahne enerjisi ve doğal oyunculuğuyla Türk seyircisinin gönlünde yer edinmeyi sürdürüyor. Her dönem farklı bir karakterle karşımıza çıkan oyuncu, izleyenlerini şaşırtmaya ve etkilemeye devam ediyor. YAPRAK DÖKÜMÜ'NÜN ENTRİKACI CEYDA'SIYDI! BAŞAK SAYAN BAKIN ŞİMDİ NE YAPIYOR! Bir döneme damgasını vuran Yaprak Dökümü dizisinin unutulmaz karakterlerinden biri olan Ceyda Ayhan, entrikalarıyla hafızalara kazınmıştı. Dizide Oğuz'un takıntılı âşığını canlandıran Başak Sayan, o yıllarda hem güzelliği hem de oyunculuğuyla geniş bir hayran kitlesine ulaşmıştı. Ancak yıllar içinde oyunculuk kariyerinin yönünü değiştiren Sayan, tası tarağı toplayıp Amerika'ya yerleşti. Peki, şimdi ne yapıyor? İşte Başak Sayan'ın merak edilen hayatı... 17 Haziran 1977'de Ankara'da dünyaya gelen Başak Sayan, baba tarafından Azeri kökenli. Marmara Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu olan Sayan, henüz üniversite yıllarında ekranla tanıştı. Kral TV'de sunuculuk yapmaya başlayan güzel oyuncu, kısa sürede dikkatleri üzerine çekti. Reklam filmleri, sunuculuk ve ardından dizi projeleri peş peşe geldi. İlk büyük çıkışını 1996 yılında başlayan Çılgın Bediş dizisindeki rolüyle yakalayan Sayan, uzun süreli projelerde yer aldı. 2006–2010 yılları arasında Kanal D'de yayınlanan Yaprak Dökümü dizisindeki Ceyda karakteri ise kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Ceyda, dizinin izleyicileri tarafından hem nefret edilen hem de ilgiyle takip edilen bir karakterdi. Sayan, bu rolüyle adeta hafızalara kazındı. Ancak oyunculukla sınırlı kalmak istemeyen Başak Sayan, yazarlık yönünü de ortaya koydu. 2009 yılında ilk deneme kitabı Aşk Üzerine, 2010 yılında ise ilk romanı Bağlanma Korkusunu yayımladı. 2015 yılında çıkan Kelebeğin Kaderi, edebiyat dünyasında adından söz ettirmesini sağladı. Ardından Ölü Kuşların Sessizliği, Nigâhdar, Sen Değişirsen Her Şey Değişir, Rüzgar Olmak İsteyen Çocuk ve Gölgesini Arayan Çocuk gibi kitaplarla üretkenliğini sürdürdü. Kariyerinin yanı sıra özel hayatında da büyük bir değişiklik yaşayan Sayan, 15 Ağustos 2015 tarihinde Dünya Bankası'nda çalışan Murat Vardal ile Washington DC'de evlendi. Evlilikten sonra Amerika'ya yerleşen oyuncu, yaşamını orada sürdürmeye başladı. Uzun süredir ekranlardan uzak kalan Sayan, şu sıralar yazarlıkla ilgileniyor, edebi üretimlerine Amerika'da devam ediyor. Bir zamanların parlayan yıldızlarından olan Başak Sayan, bugün daha sakin ve üretken bir hayat yaşıyor. İstanbul'dan uzak, Washington'da ailesiyle birlikte sade bir yaşam süren Sayan'ın hayatı, 'ün ve şöhretin peşinde koşmadan da başarı mümkün' dedirtiyor. Sevenleri onu hâlâ sosyal medya üzerinden takip ediyor ve yeni eserlerini merakla bekliyor. MUHTEŞEM YÜZYIL'IN NİGAR KALFASIYDI! FİLİZ AHMET BAKIN NE YAPIYORMUŞ! YILLAR SONRA ORTAYA ÇIKTI... 1981 yılında Üsküp'te dünyaya gelen Filiz Ahmet, tiyatrocu dedesi Lütfü Seyfullah'ın izinden giderek sanatla büyüdü. Lisede tıp eğitimi almasına rağmen, sahne aşkı ağır bastı ve Üsküp Güzel Sanatlar Akademisi Tiyatro Bölümünü birincilikle kazandı. Mezun olduktan sonra Üsküp Türk Tiyatrosu'nda görev almaya başlayan Ahmet, Türkiye'de tanınmadan önce de Balkanlar'da önemli projelere imza atmıştı. 2007 yılında 'Elveda Rumeli' ile Türk seyircisinin gönlünde taht kurdu. Ardından 'Muhteşem Yüzyıl'da canlandırdığı Nigar Kalfa karakteriyle kariyerinde zirveye çıktı. Ancak bu iki dev yapım, sadece başlangıçtı. 'Ruhumun Aynası', 'Hayat Şarkısı' ve 'Hekimoğlu' gibi dizilerde farklı karakterlere hayat verdi. 'Kadın İşi: Banka Soygunu' filmiyle 2014 Sadri Alışık Ödülleri'nde Komedi Dalında En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı. İŞTE SON HALİ! Ana dili Türkçe olan Ahmet, Makedonca, Arnavutça, İsveççe, İngilizce, Sırpça ve az da olsa Bulgarca konuşabiliyor. Oyunculuk kariyerine aktif olarak devam eden Filiz Ahmet, son olarak 2023'te yayınlanan 'Vermem Seni Ellere' dizisinde Peri karakterine hayat verdi. Aynı zamanda Üsküp Türk Tiyatrosu'nda sahne almaya devam eden sanatçı, en son Yasmina Reza'nın yazdığı 'Vahşet Tanrısı' adlı tiyatro oyununda sahneye çıktı. Yıllar geçse de sanattan kopmayan Filiz Ahmet, hem Balkanlar'da hem de Türkiye'de oyunculuğun en güçlü temsilcilerinden biri olmaya devam ediyor. YAPRAK DÖKÜMÜ'NÜN SEDEF'İNİ GÖRDÜNÜZ MÜ? İŞTE SON HALİ! 2006 yılında hayatımıza giren ve unutulmaz diziler arasında yerini alan Yaprak Dökümü ile tanıdığımız Seda Demir, Sedef karakteriyle izleyicilerin hafızasına kazınmıştı. Şevket'e olan karşılıksız aşkıyla ekranlara damga vuran Sedef, yıllar içinde Türk televizyon tarihinin en ikonik karakterlerinden biri haline geldi. Uzun süredir gözlerden uzak bir yaşam süren Seda Demir'in son hali ise görenleri şaşkına çeviriyor. Sessizliğini koruyan oyuncunun kariyerindeki değişim ise adeta 'bu kadar da olmaz' dedirtiyor. İşte 19 yıl sonra Yaprak Dökümü'nün Sedef'inin şimdiki hali! Türk dizi ve sinema oyuncusu Seda Demir, 8 Mart 1983'te İstanbul'da dünyaya geldi. Güzelliği, yeteneği ve mütevazı kişiliği ile dikkat çeken Demir, özellikle 2006-2010 yılları arasında yayınlanan Yaprak Dökümü dizisinde canlandırdığı 'Sedef' karakteriyle geniş kitleler tarafından tanındı ve sevildi. OYUNCULUĞA İLK ADIMLAR Fuarlarda hosteslik yaptığı esnada, arkadaşlarının teşvikiyle ajansa kayıt olması sayesinde oyunculuk dünyasına adım attı. 2006 yılında Yaprak Dökümü dizisinde rol almasıyla kariyerinde büyük bir sıçrama yaptı. Reşat Nuri Güntekin'in aynı adlı romanından uyarlanan ve ekranlarda fırtına gibi esen bu dizide, dürüst ve fedakar bir genç kadın olan Sedef karakterine hayat verdi. Performansı, izleyiciler tarafından beğenilirken aynı zamanda adeta ikonik bir karaktere dönüştü. YAPRAK DÖKÜMÜ'NÜN ARDINDAN Seda Demir'in Yaprak Dökümü'ndeki başarısı, ona hem televizyon dünyasında hem de sinema sektöründe kapılar açtı. Dizinin sona ermesinin ardından birçok yapımcı ve yönetmenden teklifler almaya başladı. Oyunculuk yeteneği ve doğal güzelliği, onu Türk televizyonunun en dikkat çeken isimlerinden biri haline getirdi. SİNEMADA DA İDDİALI Seda Demir, televizyon dizilerindeki başarısını sinema dünyasına da taşıdı. İlk sinema deneyimini 2015 yapımı Evlenmeden Olmaz filmiyle gerçekleştiren oyuncu, bu projede romantik ve komedi unsurlarını harmanlayan bir karakterle seyirci karşısına çıktı. Filmdeki performansı, onun sadece dizi oyunculuğunda değil, aynı zamanda sinemada da iddialı olduğunu gösterdi. Seda Demir, kariyerindeki başarının yanı sıra özel hayatıyla da merak edilen isimlerden biri. Gözlerden uzak bir yaşam sürmeyi tercih eden oyuncu, röportajlarında da dikkat çeken çıkan açıklamalarda bulunuyor. Aile ve arkadaşlarına büyük önem veren Seda Demir, sosyal medya platformlarında da aktif bir şekilde paylaşımlar yapıyor. Seda Demir, oyunculuk kariyerine ara vererek ilerlese de sektörden tamamen geri adım atmış değil. Son olarak kendisini 'Şimdi Yandık' adlı sinema filminde izlemiştik. Seda Demir, Yaprak Dökümü ile başladığı oyunculuk serüveninde birçok hayran kazandı. Sosyal medya hesaplarında ve katıldığı etkinliklerde hayranlarından gelen sevgi mesajları, onun ne kadar çok sevildiğini gösteriyor. Oyuncu, hayranlarına her fırsatta teşekkür etmeyi ihmal etmiyor ve onların desteğinin kendisi için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getiriyor. Seda Demir, doğal yeteneği, çalışkanlığı ve samimiyeti ile Türk dizi ve sinema dünyasında önemli bir yer edindi. Kariyerinde emin adımlarla ilerleyen oyuncunun, yeni projeleriyle izleyicileri şaşırtmaya ve etkilemeye devam edeceği kesin. 2006 yılında tanıştığımız Sedef karakterinden bu yana, Seda Demir'in hem oyunculuk hem de kişisel gelişim açısından kat ettiği yol, onun bu sektörde kalıcı bir isim olacağını gösteriyor. İŞTE SEDA DEMİR'İN SON HALİ! Uzun süredir gözlerden uzak bir yaşam süren Sertkaya'nın bu süreçte Fransa'ya taşındığı ve hayatına orada devam ettiği öne sürülmüştü. 2016 yılında katıldığı 'O Ses Türkiye' yarışmasında güçlü sesi ve kendine has tarzıyla şampiyonluk kupasını kaldıran Emre Sertkaya, zaferinin ardından adeta sırra kadem basmıştı. Hayranlarının yıllardır sahnelere dönmesini beklediği ünlü isim, sosyal medya hesabından yaptığı sürpriz paylaşımla yeniden ortaya çıktı. Yıllar süren sessizliğin ardından paylaşım yapan eski şampiyon, takipçilerine hayatındaki en büyük mucizeyi müjdeledi. Instagram hesabından peş peşe kareler paylaşan Emre Sertkaya, baba olduğunu duyurdu. Bir kızı olduğunu açıklayan Sertkaya, duygu dolu paylaşımına şu notu düştü: 'Hoş geldin hayatımıza, güzel kızımız Noa. EFSANE İKİLİ OYA-BORA'NIN SON HALİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ? 2004 yılında evlenen pop müziğin sevilen ikilisi Oya- Bora, unutulmaz şarkılarıyla 90'lı yıllara damga vurmuştu. Oya Küçümen ve Bora Ebeoğlu, 1987 yılında 'GRUP DENK' isimli bir grup kurdular ancak bir süre sonra gurubun adı 'OYA BORA' olarak değişti. Yıllarca birlikte çalışmalarına rağmen geç evlendiler ve geç çocuk sahibi oldular. 1987 ile 1997 arasında 5 albüm çıkardılar, 1997 yılından sonra da yeni albümleri çıkmadı. Onca zamandan sonra 2007 yılında çift birlikte yeniden konser vermeye başladı. Oya Küçümen 'Süper Baba' dizisinde 'Bana bir masal anlat baba' şarkısıyla sevenlerinin kalbinde taht kurdu. Bu hayranlığı, sevgiyi ölümsüzleştirdi. 'Seni Bana Yazmışlar' ve 'Saraylı' şarkıları en unutulmaz parçalar arasında. 'İlişki Durumu: Karışık' için dizi müziğini de Oya Bora çifti yaptı. Oya Bora ikilisi ilk olarak 1987 yılında Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finali'nde Melih Kibar'ın bestesi 'Paydos' ile katıldı ve yarışmayı 2.'i olarak bitirdi. Çift birlikte 6 tane albüm çıkardı. 'Seninle Beraberim', 'Tiryaki', 'Seni Bana Yazmışlar', 'Saraylı', 'Aşk, İhanet, Vs', 'Aşk Güzel Şeydir & Adı Aşk Olsun' İŞTE ÜNLÜ ÇİFTİN SON HALLERİ Oya Bora çifti 1984 yılından bu yana birlikteler PEKİ AHMET AKKAYA'NIN SON HALİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ? Bir dönem kariyerinde şöhretin zirvesini yaşayan Ahmet Akkaya, 2000'li yılların başlarında piyasaya bir süre ara vererek Almanya'ya yerleşmişti. Deprem sonrası kendi içine dönen ve ardından müziğe geri dönen sanatçı, ilerleyen yıllarda hayatında radikal kararlar aldı. İstanbul'un yorucu temposunu geride bırakan Akkaya, 2020 yılında evlenerek Kuşadası'na yerleşmiş ve doğayla iç içe sakin bir yaşamı tercih etmişti. Sanatçı, geçtiğimiz yıllarda (2023) ise eşiyle dostça yollarını ayırdıklarını duyurdu. MÜZİKTEN HİÇ KOPMADI! 'Ahmet Akkaya son hali' diye aratan pek çok kişi onun müziği bıraktığını düşünse de, gerçek hiç de öyle değil. Televizyon ekranlarından uzak olsa da Akkaya, hayatını hala müziğin kalbinde kalarak kazanıyor. İŞTE SON HALİ! Kendi stüdyosunda reklam müzikleri ve radyo jingle'ları hazırlıyor. Yaklaşık 16 yıldır klip yönetmenliği yaparak sektöre farklı bir koldan hizmet veriyor. Son yıllarda oldukça popüler olan '90'lar Festivalleri' ve nostalji konserleri ile sahneye çıkıp eski dinleyicileriyle hasret gideriyor. Üstelik usta ismin efsanevi 'Ah Canım Vah Canım' şarkısı, popüler gençlik dizisi Aşk 101'de kullanılarak yeni neslin de radarına girdi. 90'ların ikonik yüzü Ahmet Akkaya, fiziksel olarak yıllara meydan okuyan duruşu ve bitmeyen pozitif enerjisiyle kamera arkasında ve sahnelerde üretmeye hız kesmeden devam ediyor.
Yorum Bırak
Çok Okunanlar
Son Haberler
Hava Durumu
37%
17 MPH
-
31° 28 Temmuz 2026 -
37° 28 Temmuz 2026






